Dr. Sadık Ahmet


“...Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk‘üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum.”
Dr. Sadık Ahmet

İkamet Tezkeresi Hk. DUYURU

Yabancılar Şube Müdürlüğünün Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlanması ile İkamet Tezkeresi(Yeni veya Uzatma) almak durumunda olan soyadaşlarımıza duyrulur.

İstenilen Belgeler İçin Tıklayınız

 

 

Dernek Faaliyetlerimizi Twitter ve Facebook Adresimizden de takip edebilirsiniz.

BTTDD Belgeseli


Get the Flash Player to see this player.

Site İstatistik

BugünBugün209
DünDün884
Bu HaftaBu Hafta1093
Bu AyBu Ay15473
ToplamToplam1146175

Müslüman Türk Azınlığa Yönelik Baskı ve Kısıtlama

Batı Trakya, hem Yunanistan’ın hem de AB’nin en fakir ve geri kalmış bölgesidir. Bölgede yaşayan Türklerin çoğu geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Yunan resmi makamları istatistik yayımlamadığı için kesin veriler vermek mümkün olmasa da Batı Trakya’daki Türklerin %80’inin kırsal alanlarda yaşadığı bilinmektedir. Yunan yönetimi ise bilinçli bir şekilde Türklerin topraklarını kamulaştırarak tek geçim kaynaklarını ellerinden almaya çalışmaktadır. 1923 yılında Batı Trakya Türk azınlığının nüfusunun büyük bir çoğunluğu zengin ve orta halli tüccar, çiftçi ve esnaf iken bugün zengin ve orta halli tüccar azınlık neredeyse kalmamıştır, büyük çiftçi ise hiç yoktur.

Toprak ve nüfus dengesini kendi lehine değiştirmeyi amaçlayan Yunan yönetimi, sürekli olarak bölgeye Rum nüfusu yerleştirmekte ve uzun vadeli kredilerle Rumları toprak almaya özendirmektedir.

Batı Trakyalı Türkler için arazi mülkiyeti çok önemlidir. Batı Trakya Türklerinin mülkiyet hakları, Yunan vatandaşı olmaktan doğan haklarının dışında uluslararası anlaşmalar ve ikili anlaşmalar ile güvence altına alınmıştır. Lozan Anlaşması’nın Müslüman azınlığın diğer Yunan vatandaşlarıyla hukuken ve fiilen aynı muamele ve haklardan yararlanabileceğini öngören 40. maddesinin dışında 30 Ocak 1923 tarihli Mübadele Sözleşmesi’nin 16. maddesinde “... mübadele dışı bırakılacak bölgelerde oturanların… mülkiyet haklarından serbestçe yararlanmalarına hiçbir engel çıkarılmayacaktır” hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte Türklere ait ekilebilir verimli araziler; üniversite açmak, sanayi bölgesi kurmak veya askerî sahaları genişletmek gerekçeleriyle istimlak edilmekte, istimlak bedeli olarak da ekilemez bölgedeki bir çorak arazi verilmek istenmektedir. 1923’ten sonra Batı Trakya’daki arazilerin mülkiyet dağılımı Yunan devleti tarafından dramatik bir şekilde azınlık aleyhine değiştirilmiştir. Lozan Barış Konferansı’nın resmi istatistiklerine göre, 1923’te Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının elindeki araziler bölgenin %84’ünü oluştururken, günümüzde bu oran %25’in altına düşmüştür. Bunun en önemli nedeni ise Yunanistan yönetiminin kamulaştırma politikaları ve göçtür. 70’li yıllarda yaşanan yoğun göç nedeniyle Batı Trakya Türkleri, ellerinde bulunan toprakları çok düşük fiyatlarla satmak zorunda kalmıştır.