Dr. Sadık Ahmet


“...Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk‘üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum.”
Dr. Sadık Ahmet

İkamet Tezkeresi Hk. DUYURU

Yabancılar Şube Müdürlüğünün Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlanması ile İkamet Tezkeresi(Yeni veya Uzatma) almak durumunda olan soyadaşlarımıza duyrulur.

İstenilen Belgeler İçin Tıklayınız

 

 

Dernek Faaliyetlerimizi Twitter ve Facebook Adresimizden de takip edebilirsiniz.

BTTDD Belgeseli


Get the Flash Player to see this player.

Site İstatistik

BugünBugün27
DünDün613
Bu HaftaBu Hafta2727
Bu AyBu Ay12875
ToplamToplam1099027

Yunanistan’ın Batı Trakya’da Türk nüfusu azaltma politikasının bir uzantısı olan vatandaşlıktan çıkarma uygulaması 1955 tarihli ve 3370 sayılı Yurttaşlık Yasası’nın 19. maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre; “Grek olmayan etnik kökenden bir kişi, geri dönme niyeti olmaksızın Yunanistan’dan ayrılırsa, bu kişinin Grek yurttaşlığını yitirdiğine hükmedilebilir. Bu hüküm, yurtdışında doğmuş ve oturmakta olan Grek olmayan etnik kökenli kişilere de uygulanır. Ana babasının ikisi birden veya hayatta olanı yurttaşlığını yitirmiş olan reşit olmayan çocuklardan yurt dışında yaşayanlar da yurttaşlığını yitirmiş olarak ilan edilebilir. Yurttaşlık Konseyi’nin aynı yönde alacağı karara dayanarak bu konularda İçişleri Bakanlığı karar verir.”

Batı Trakya’da yaşayan Türk nüfusunu mümkün olduğunca azaltmayı amaçlayan Yunan yönetimi, bu madde ile yurtdışına giden bir azınlık üyesi hakkında resmen vatandaşlıktan çıkarma kararı verebilmektedirler. Yunanistan Anayasası’nın 4. maddesine göre her Yunan vatandaşı yurtdışına gitme ve yurda dönme özgürlüğüne sahiptir. Ancak bu maddeye rağmen 19. madde ile birçok azınlık mensubu kendilerine hiçbir tebligat yapılmadan keyfi bir biçimde vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Kanunda “geri dönme niyeti olmaksızın” ifadesi yer almasına rağmen Türkiye’ye gelip bir süre sonra Yunanistan’a dönmek isteyen çok sayıda azınlık mensubu Türk, vatandaşlıktan çıkarıldıklarını sınır kapılarında öğrenmişlerdir. Bu kişilerin haklarını aramak için dahi Yunanistan’a girmelerine müsaade edilmemiştir. Vatandaşlık hakkını yitiren bir azınlığın bu hakkı tekrar kazanması neredeyse imkansızdır. Yunan Vatandaşlık Yasası’nın 19. maddesi, 11 Haziran 1998’de çıkarılan hükümet kararnamesiyle kaldırılmıştır. Ancak, karar geriye dönük olarak uygulanmadığı için vatandaşlıktan çıkarılan Türklerin mağduriyeti devam etmektedir. 1998 yılına ait Yunan resmi makamları bu tarihe kadar 60 bin kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığını ifade etmektedir.

Yeni Demokrasi Partisi Gümülcine Milletvekili İlhan Ahmet’in Nisan 2005’te Yunanistan meclisine vermiş olduğu soru önergesi ilginç sonuçlar ortaya koymuştur. Yunanistan İçişleri Bakanlığı, vatandaşlık yasasının 19. maddesi uyarınca Batı Trakya ve On İki Adalarda 46.638 Türk’ün Yunan vatandaşlığından çıkarıldığını açıklamıştır.

Yunanistan İçişleri Bakanlığı ayrıca Türk vatandaşlığı olduğu halde Yunanistan’da oturanların “vatansız” kimliği alabileceklerini ve yeniden Yunan uyruğuna girebilmeleri için başvuru haklarının olduğunu, bu başvurularınsa Vatandaşlık Kurulu tarafından değerlendirileceğini belirtmiştir. Yunanistan İçişleri Bakanlığı, açıklamasında daha önce vatandaşlık için başvuran ve istekleri reddedilen kişilerin yeniden başvuru haklarının bulunduğunu belirtmektedir. Kamu Düzeni Bakanlığı tarafından yayımlanan bildiride ise bugüne kadar 115 bin Batı Trakyalı Türk’e uyruksuz kimliği verildiği ifade edilmektedir.

Yunanistan’ın, sınırları içerisinde yaşamakta olan ve etnik olarak Yunan olmayan halklara karşı baskı ve asimilasyon politikaları, 47 bin vatandaşın vatansız ya da vatandaşlık dışı bırakılmalarıyla sonuçlanmıştır. Bu, uzun yıllardır sürdürülen daha homojen bir Yunanistan yaratma çabalarının fiilî tezahürü ve etnik temizliğin araçlarından biri olarak değerlendirilmelidir. Vatandaşlıktan çıkarılanların sayısının bugünkü Batı Trakya nüfusunun neredeyse üçte birini oluşturduğu düşünüldüğünde, sorunun ne kadar hassas olduğu anlaşılmaktadır.