Dr. Sadık Ahmet


“...Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk‘üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum.”
Dr. Sadık Ahmet

İkamet Tezkeresi Hk. DUYURU

Yabancılar Şube Müdürlüğünün Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlanması ile İkamet Tezkeresi(Yeni veya Uzatma) almak durumunda olan soyadaşlarımıza duyrulur.

İstenilen Belgeler İçin Tıklayınız

 

 

Dernek Faaliyetlerimizi Twitter ve Facebook Adresimizden de takip edebilirsiniz.

BTTDD Belgeseli


Get the Flash Player to see this player.

Site İstatistik

BugünBugün11
DünDün825
Bu HaftaBu Hafta836
Bu AyBu Ay18032
ToplamToplam1180099

RAMAZAN DAVULU
Ramazan ayının girmesinden birkaç gün önce köyün gençleri aralarında toplanırlar. Ramazan ayı boyunca kimlerin davul çalacakları belirlenir ve liste hazırlanır. Davul çalma olayına genellikle gençler talip olmaktadır. Bir ay boyunca çalınan davuldan sonra nihayet bayrama ulaşılır. Davul çalma bayram sabahı da devam eder ve insanlar bayram namazına kaldırılır. Bu gelenek bu gün dahi sürdürülmektedir. Bayram sabahı bütün herkes gibi davul çalan gençler de bayram namazına giderler. Namaz çıkışında evlerine gitmeyip, bütün köyün hanelerini tek tek dolaşırlar ve bayram kutlarlar. Bu arada bahşiş olarak oyalı mendil ve para da toplarlar. Toplanan mendil ve çevreler uzun bir ağaç tahtaya sıra sıra bağlanır ve bayrak gibi dalgalandırılır. Bu tahtaya da zaten “bayrak” denmektedir. Bütün köy halkı bu anı sabırsızlıkla bekler. Daha sonra toplanan paraların bir kısmı ile köy gençleri çeşitli eğlenceler tertip ederler, diğer kısmı ise köyün çeşitli ihtiyaçlarına kullanılır.

DEVE
Deve geleneği de Kurban Bayramı’nın birinci akşamı düzenlenir. Bu geleneğe genelde gençler ve orta yaşlılar katılır. Günler önceden hazırlıklar yapılır. Burada önemli olan devenin yapımıdır. Deve yapmak için uzunca bir merdiven bulunur ve altına iki kişi girer. Merdivenin üzerine yere kadar sarkacak şekilde bir kilim örtülür. Kilim, devenin sırtında olduğu gibi çeşitli yerlerinden kabartılır. Deveye bir de akıcı tayin edilir. Deve alayında, gelin, damat, arap, kız, oğlan, doktor gibi hayatın çeşitli alanından tiplemeler bulunur. Deve, kısacası eğlenmek için yapılan bir adettir. Olayda eğlenme olunca, davul-zurna da mutlaka bulunurdu. Davul-zurnasız deve de olamazdı. Deve alayı, çeşitli oyunlar oynayarak haneleri tek tek dolaşır ve bahşiş toplardı. Kurban bayramı olması sebebiyle et de verilirdi. Bunun yanında tercih edilen paraydı. Gelin kılığına girmiş oğlan ve damat gittikleri her hanede el öperlerdi. Gelin ve damatın bahşişleri ayrı toplanırdı. Gelin o kadar aslına benzerdi ki, bazı yaşlı kişiler bunları kızlardan zannederlerdi. Bazen şaka mahiyetinde, alaydan, kızlardan bir tanesi seyirciler tarafından kaçırılmak istenir. Bu olaya arap denilen kişi tepki gösterir ve kızı kurtarmaya çalışır. Deve alayında sadece erkekler rol alabilmektedir. Haneler dolaşılmaya başlandığında büyük bir kalabalık toplanır. Kalabalık çabuk ilerlemez, zaman zaman mola verir. Bu molalar esnasında bütün herkes oyuna katılır, böylece büyük bir eğlence yaşanmış olurdu. Deve, gecenin geç saatlerine kadar devam ederdi. Gecenin sonunda toplanan bahşişler katılımcılar arasında paylaştırılırdı. Eğer yiyecek de toplanmış ise, bir evde toplanılır ve yenirdi. Deve olayı her yıl muntazam olarak düzenlenirdi. Şimdilerde ise bu güzel adet bazı köylerde yaşatılmaktadır.

BAYRAMLAŞMA
Batı Trakya Türkleri dini bayramlarına büyük önem vermektedirler. Bayramlarda büyükler, akrabalar ve hastalar ziyaret edilir ve onların hal-hatırları sorulurdu. Bayram sabahı yemekten sonra önce, en yakın akrabalar ziyaret edilir, daha sonra uzak olanlara gidilirdi. Bayramda en çok sevinen ise çocuklardı. Çocuklar bütün köy hanelerini dolaşırlar ve bahşiş toplarlardı. Eskiden bahşiş yerine mendil, şeker veriliyordu. Şimdilerde ise para verilmektedir. Daha günler öncesinden, bayram gelecek denerekten bozuk para yaptırılır ve çocukların hakları ayrılırdı. Köyün akraba ve komşu olmayan kişileri ise yolda karşılaştıklarında bayramlaşırlardı. Bayramlaşma bazı bölgelerde farklılıklar da göstermektedir. Örneğin Şapçı kasabasında, köyün erkekleri,bayramın birinci günü, öğlen namazını takiben cami çıkışında bayramlaşmaktadırlar. Camiden çıkan sıraya girmekte ve böylece büyük bir halka oluşturulmakta ve küçükler büyüklerin bayramlarını almaktadırlar. Bu törene Şapçı kasabasında dükkanı olan esnaf, belediye başkanı ve eskiden askeri kişiler de katılırlardı. Günümüzde ise bu tören her yıl aynı şekilde devam etmektedir. Tören bitiminde insanlar arsında küçük çaplı sohbetler de edilirdi. Buradaki törenden sonra, Şapçı erkekleri, artık, kendi aralarında bayramlaşmazlardı.